Film StageFestivaller20 Mart 2026
Filistin 36 İncelemesi: Dönem Destanı Geniş Bir Tarihsel Perspektif Sunuyor
Yazar-yönetmen Annemarie Jacir'in yeni filmi 'Palestine 36', daha önce çektiği karakter odaklı dramalarla kıyaslandığında çok daha geniş kapsamlı bir destan niteliği taşıyor. Film, 20 Mart'ta sinemalarda gösterime girecek ve ilk olarak 2025 Toronto Uluslararası Film Festivali (TIFF) kapsamında eleştirmenlerin beğenisine sunuldu. Jacir, bugün yaşanan Filistin trajedisine giden süreçteki her parçayı büyük bir özenle perdeye taşıyor.
Film, Dhafer L'Abidine'nin canlandırdığı Amir ile şoförü Yusuf (Karim Daoud Anaya) arasındaki ilişki üzerinden şekilleniyor. Yusuf, kırsal kesimle şehir arasında köprü kuran bir bağ unsuru olarak hikâyeye yön veriyor. Bir çiftçinin oğlu olan bu genç adam, daha iyi bir yaşam özlemi içindeyken kendini İngiliz diplomatlarla iş tutan Amir'in dünyasının içinde buluyor. Amir'in eşi Yasmine Al Massri'nin canlandırdığı Khouloud ise erkek bir takma adla Filistin özgürlüğünün en güçlü savunucularından biri olarak öne çıkıyor.
Film, İngiliz sömürgeciliğinin ve Siyonist yerleşimcilerin bölgedeki artan varlığının Filistinli işçiler üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Saleh Bakri'nin oynadığı Khalid gibi karakterler başlangıçta şiddetten uzak dursa da zamanla değişen siyasi dengeler karşısında direnişin kaçınılmaz olduğunu kabul etmek zorunda kalıyor. Jeremy Irons'ın canlandırdığı Yüksek Komiser Wauchope ve Robert Aramayo'nun kötü adam olarak öne çıktığı Kaptan Wingate ise sömürgeci zihniyetin simgeleri olarak tabloya yerleşiyor.
Jacir, filmin bölüm başlıkları ve tarih notlarıyla olayların ne denli hızlı geliştiğini ustaca aktarıyor. 1936'da başlayan hikâye, 1937'ye gelindiğinde çarpıcı bir dönüşüme sahne oluyor. Filistinlilere ait toprakların İngiliz Kraliyet kararnamesiyle Yahudi yerleşimcilere devredilmesi ve ardından bu yerleşimcilere tanınan silahlı savunma hakkı, filmin en çarpıcı anlarından birini oluşturuyor; oysa bu haklar, toprakları çalınan Filistinlilere hiçbir zaman tanınmıyor.
'Palestine 36', Hollywood'un bu coğrafyaya yaklaşımındaki alışılageldik şablonun çok ötesine geçerek Filistin direniş hareketini insani bir perspektifle ele alıyor. Batı dünyasında uzun süredir kullanılan 'terörist' söyleminin nasıl bir baskı aracına dönüştürüldüğünü derinlikli biçimde sorgulayan film, dönemin siyasi atmosferini büyük bir tarihsel dürüstlükle yansıtıyor.